İlk defa bir tava aldığımda, ocakta ısıtmaya başladığım anda burnuma gelen o keskin metal kokusu epey endişelendirsememişti doğrusu. "Acaba bu güvenli mi?" diye merak ettim, çeşitli kaynakları araştırdım. Şimdi birkaç tavayı kullanıp deneyim kazandıktan sonra söyleyebilirim ki, bu koku tamamen normal ve endişe verici bir durum değil.
Yeni bir tava aldığında çıkan metalik koku, aslında üretim sürecinin doğal bir sonucu. Tavalar fabrikada çeşitli işlemlerden geçiyor: kesme, şekillendirme, kaynak yapma, parlatma. Tüm bu aşamalarda metal talaşları, yağlar ve kimyasallar tava yüzeyine kalıyor. İlk kullanımda yüksek ısıya maruz kaldığında bu kalıntılar buharlaşıyor ve ortaya çıkan koku da bu buharlaşmanın sonucu. Kısacası, yeni bir tava açarsanız o kokusunun sebebi budur.
Deneyimime göre, tavayı ilk 2-3 kez kullandıktan sonra metalik koku çoğunlukla kaybolur. Bazı durumlarda, özellikle daha kaliteli ve daha dikkatli şekilde işlenmiş tavalar söz konusu olduğunda, bu süreç daha hızlı olabiliyor. Ama eğer daha ucuz bir tava almışsanız ve koku daha güçlüyse, 4-5 kullanımdan sonra tamamen yok olacağını bekleyebilirsiniz.
Metalik kokuyu hızlandırmak için yapabileceğiniz bir kaç şey var. Yeni tavayı kullanmadan önce sıcak suyla iyi bir şekilde yıkayın. Bazı kişiler tavayı boş şekilde ocakta 2-3 dakika ısıttıktan sonra soğumaya bırakıyor ve bu işlemi 2-3 kez tekrarlıyor. Bu yöntem fabrika kalıntılarını hızlı bir şekilde uzaklaştırmaya yardımcı olabiliyor.
Burası önemli: bu koku zehirli değil. Sağlığınıza zarar vermez. Sadece hoş olmayan bir koku. Metalik kokusunun sebebi olan maddeleri yediğiniz yemekle birlikte ağzınıza girmesi pratik olarak imkânsız. Buharlar ortaya çıkıyor ama bu, yemekle karışmıyor.
Ancak dediğim gibi, yeni tava alırken ve ilk kullanımlarında bu kokusundan biraz uzak durmanız tavsiye olunur. Mutfağı havalandırın, pencereyi açın. Özellikle çocuklara veya bebeklere duyarlı başarısı olan ailelerde bu önemi almalısınız.
Yeni tava kokusu ile tava kalitesinin diğer sorunlarını karıştırmamak önemli. Metalik koku güvenli ve geçici olsa da, tava seçiminde dikkat etmeniz gereken başka faktörler var. Örneğin, ucuz tavalar sadece koku açısından değil, ısı dağılımı ve dayanıklılık açısından da sorun yaratabilir. Taban kalınlığı ve ısı dağılımının neden fiyattan daha önemli olduğunu anlamak, uzun vadede daha iyi bir karar almanızı sağlayacak.
Ayrıca tava türüne göre de koku davranışı değişebiliyor. Granit tava mı döküm tava mı diye soracaksınız? Her türün ilk kullanımda farklı tepkisi olabiliyor. Seramik kaplamalı tavalar genellikle daha az koku yaparken, paslanmaz çelik tavalar da benzer şekilde davranıyor. Teflon kaplamalı tavalar ise (doğru yükseklik sınırları içinde kullanıldığında) güvenli seçenekler.
Yeni tavayı aldığınız zaman neler yapmalısınız? İşte kendi deneyimime dayanarak saydığım adımlar:
Tavayı bu şekilde "eğittikten" sonra metalik koku neredeyse hiç hissedilmeyecektir. İlk yemekleriniz de pek kokusuz olacaktır.
Yeni tava metalik kokusu endişe verici değil, zararsız ve geçici bir durumdur. Bu kokuya aldırmayıp tavayı normal şekilde kullanabilirsiniz. Birkaç kullanımdan sonra koku tamamen ortadan kalkar ve uzun yıllar kaliteli bir tava olarak hizmet verecektir. Daha dikkatli bir başlangıç yapmak istiyorsanız yukarıdaki adımları izleyin. Önemli olan, tava seçiminde malzeme ve kalite konusunda dikkatli olmak, sonrası zaten kendisini halleder.