Tüm Tavalar

Döküm Demir Tava Tavlama ve Bakım Adımları

Döküm tavayı ilk aldığımda yaptığım hata

İlk döküm tavamı satın aldığım gün, kutudan çıkarır çıkarmaz içine iki yumurta kırdım. Sonuç tam bir felaketti: yumurta tabana yapıştı, spatulayla kazımaya çalışırken yüzey çizildi, kahvaltı çöpe gitti. O gün öğrendiğim şey şu: döküm tava, kaplamalı tavalar gibi "kutudan çıkıp çalışan" bir ürün değil. Onu kullanılabilir hale getiren şey, üzerinde biriktirdiğiniz yağ tabakası, yani döküm tava tavlama işlemi.

Tavlama, teknik olarak bitkisel yağın yüksek sıcaklıkta polimerize olup metale kimyasal olarak bağlanması. Yani tavaya yağ "sürmüyorsunuz", yağı yüzeye pişiriyorsunuz. Doğru yapıldığında elde ettiğiniz kahverengi-siyah, mat parlak tabaka hem yapışmayı azaltıyor hem de demiri nemle temastan koruyup pas oluşumunu engelliyor. Yanlış yapıldığında ise elinizde yapış yapış, lekeli, parmak izi tutan bir tava kalıyor.

Konuyla ilgili güncel seçenekler onwin üzerinde toplanmış.

Fabrika tavlaması mı, kendi tavlamanız mı?

Bugün satılan döküm tavaların çoğu "ön tavlanmış" (pre-seasoned) etiketiyle geliyor. Bu etiket bir başlangıç sağlıyor ama bitmiş bir iş değil. Fabrikada uygulanan tabaka genellikle tek kat ve ince; ilk beş on kullanımda kısmen aşınıyor. Ben ikinci tavamda fabrika tavlamasının üzerine kendim üç kat ekledim ve fark gerçekten belirgindi.

Daha geniş bir liste arayanlar onwin giriş sayfasından devam edebilir.

Denediğim üç yaklaşımı karşılaştırayım:

Yöntem Süre Sonuç Kime uygun
Sadece fabrika tavlamasıyla kullanmak Yok İlk haftalar yapışma yaşanır, zamanla düzelir Tavayı çoğunlukla et, sebze kızartmada kullananlar
Ocakta tavlama Kat başına 20-25 dk Taban iyi kaplanır, kenarlar ve dış yüzey eksik kalır Fırını meşgul etmek istemeyen, hızlı takviye arayanlar
Fırında tavlama Kat başına 1 saat + soğuma Her yüzey eşit, en dayanıklı tabaka Yeni tava kuran veya pas sonrası sıfırlayanlar

Yağ tercihinde de üç seçenek denedim. Ayçiçek yağı kolay bulunuyor ama tabakası biraz daha yumuşak kalıyor. Keten tohumu yağı çok sert ve parlak bir yüzey veriyor; buna karşılık pahalı ve bazı kullanımlarda pul pul kalkma eğilimi gösterdiğini gözlemledim. Benim en istikrarlı sonucu aldığım seçenek üzüm çekirdeği yağı ve normal rafine ayçiçek yağı oldu. Zeytinyağını tavlama için önermiyorum: duman noktası düşük, işlem sırasında yanıp is bırakıyor. Yemek yaparken zeytinyağı elbette serbest, ama tabaka kurarken değil.

Adım adım uyguladığım tavlama düzeni

  1. Yıkama: Yeni tavayı bir kez, az bulaşık deterjanıyla ve sert olmayan süngerle yıkıyorum. Yalnızca ilk seferde deterjan kullanmakta sakınca yok; fabrikadan gelen koruyucu kalıntıyı almak gerekiyor.
  2. Tam kurutma: Havluyla kuruladıktan sonra ocakta 2-3 dakika ısıtıp içindeki nemin buharlaşmasını bekliyorum. Islak bırakılan döküm birkaç saat içinde pas tutar.
  3. Yağı çok az sürmek: Bir çay kaşığı yağı kağıt havluyla tüm iç yüzeye, kenarlara, sapa ve dış tabana yayıyorum. Sonra temiz bir havluyla neredeyse tamamını siliyorum. Burada en sık yapılan hata fazla yağ bırakmak; yapış yapış lekeli sonuçların tek nedeni bu.
  4. Fırında pişirme: Tavayı ters çevirip 220-230 °C fırında bir saat tutuyorum. Altına folyo koymak fırının tabanını korur. Fırın kapalıyken içinde soğumaya bırakıyorum.
  5. Tekrar: Bu döngüyü üç kez yapınca yüzey koyu ve düzgün bir görünüm alıyor. Fırına girecek tavaların sıcaklık sınırlarına dikkat etmek gerekiyor; plastik veya ahşap saplı modellerde bu yöntem uygulanamaz.

Günlük bakım: asıl işi burası yapıyor

Tavlama bir başlangıç; tabakanın kalınlaşması yemek yaptıkça oluyor. Benim düzenim şöyle:

Pas çıktıysa panik yok

Bir yaz tatili dönüşü tavamın kenarında turuncu lekeler buldum. Çelik tel ile pas gidene kadar ovdum, metal rengi ortaya çıktı, ardından baştan üç kat tavlama yaptım. Döküm demirin en büyük avantajı bu onarılabilirlik: kaplaması çizilen bir teflon veya seramik tavada geri dönüş yokken, döküm her zaman sıfırlanabiliyor. Granit ve döküm karşılaştırmasında kullanım ömrü farkının temel nede