Tava kapağını kapatıp birkaç dakika sonra içine bakan her kişi aynı şeyi görmüştür: kapağın iç yüzeyinden damla damla su aşağıya düşüyor. Özellikle ıslak ürünleri pişirirken veya yüksek ısıda buharlaştırma yapıyorken bu sorun daha da belirgin hale geliyor. İşte bu su damlama problemi, aslında tava kapağı seçerken çoğu kişinin göz ardı ettiği ama çok önemli bir özelliktir.
Su damlama neden sorun oluşturuyor? Çünkü kapağın içinden damla damla su pişirilen yemeklere düşüyor. Çıtır çıtır bir tavada kızarmış patates yapıyorsunuz; birden ıslak bir damla düşüyor ve patates yumuşalıyor. Çorbayı kapatmışsınız; biraz sonra su taşıyor. Kızarmış tavuk yapıyorsunuz; kapağı açıp kapattığınızda yoğunlaşan buhar su haline dönüp ettin üzerine yapışıyor. Bu sıkıntıların tümü aynı kaynaktan kaynaklanıyor: kapağın su damlama direnci.
Tava kapakları üreticiler tarafından farklı şekillerde tasarlanmıştır. Bazılarında kapağın iç tarafında çıkıntılar vardır; bazılarında düz bir yüzey; bazılarında ise eğimli bir yapı. Bu tasarımlar birbiri yerine geçmez; hepsi su damlama sorununun çözümüne farklı yaklaşırlar.
Kapağın iç yüzeyinde küçük çıkıntılar veya kanal şeklinde oluşumlar vardır. Su damlası bu çıkıntılara çarpıyor; onları takip ederek yanlardan kaynağa geri akıyor. Böylelikle yemeğin üzerine düşmüyor. Granit tavalar sıkça bu sistemle gelir.
Kapağın içi neredeyse tamamen düz. Basit tasarım, temizlemesi kolay ama su damlama riski yüksek. Yapması ucuz olduğu için ucuz tavalarla sık sık karşılaşılır. Hiçbir mekanizması olmadığı için buharlaşan su aşağıya doğru gravite etkisiyle düşer.
Kapağın üst tarafında tepe noktası vardır ve oradan her yöne eğimli şekilde aşağıya doğru inen bir yapısı bulunur. Su damlası tepede toplanıp yanlardan kaynağa yönelir. Bu sistemi özellikle paslanmaz çelik tavalarında görmek mümkündür.
Cam kapakların avantajı içeriyi görmektir ama yoğunlaşan su camın üzerine eşit şekilde dağılır ve düşer. Metal kapaklar ise yüzey tasarımına göre su damlama kontrolünde daha başarılı olabilir.
| Kapak Türü | Su Damlama Direnci | Temizlik Kolaylığı | Isıya Dayanıklılık | Uygun Olduğu Durum |
|---|---|---|---|---|
| Çıkıntılı Kanal Sistemi | Çok İyi | Orta | İyi | Sık pişirme, buharlaştırma işleri |
| Eğimli Tepeli Metal | İyi | Çok İyi | Çok İyi | Genel amaçlı kullanım |
| Düz Yüzey Metal | Zayıf | Çok İyi | İyi | Kısa süreli kapatma işleri |
| Cam Kapak (Düz) | Zayıf | Orta | Orta | Görünürlük gerekiyorsa |
| Cam Kapak (Eğimli) | Orta | Orta | Orta | Görünürlük ve azaltılmış damlama |
Birkaç yıldır tavalarla uğraştığımda gördüğüm şey şu: eğer sık sık kapağı kapalı tutacaksanız ve buharlaştırma işi yapacaksanız, çıkıntılı kanal sistemi olan kapaklar gerçekten fark yaratıyor. Eti pişirirken, sebze haşlarken, pilavı yaparken bu kapaklar sayesinde damla problemi neredeyse ortadan kalkıyor.
Eğimli tepeli metal kapaklar da iyi bir orta yol. Her türlü tavanın üstüne konuyor, su damlama tamamen engellenmese de makul bir düzeyde kontrol sağlıyor.
Cam kapak istiyorsanız, seçtiğiniz kapağın üst tarafında tepe tasarımının olup olmadığını kontrol edin. Tamamen düz cam kapaklar, güzel görünseler de işlevsellik açısından kötü seçimdir.
Düz metal kapaklar ise ancak tatlı, kuru ürünler pişirirken veya kısa süreli kapatma işlerinde iyidir. Uzun süre buhar gerektiren yemeklerde bu kapakları kullanmaktan kaçının.
Tavayı satın alırken kapağa dikkat etmek sizi ileride birçok hayal kırıklığından kurtarır. Pahalı bir tavaya ucuz, işlevsiz bir kapak konmuşsa, o tavanın potansiyelini tam olarak kullanamayacaksınız.